- ISKAT : Düşürme, hükümden düşürme, yok etme
- İAŞE : Yaşatma, besleme, geçirme, yedirip içirme.
- İBRA : Aklama, borçtan kurtulma, Ber’i kılma, alacaklının borçlusunda bulunan alacağından tamamen veya kısmen vazgeçmesi.
- İCRA : Yerine getirme, yürütme
- İÇTİHAT : Karar
- İFA : Yerine getirme, ödeme, edim, eda, borçlanılan şeyin yerine getirilmesi.
- İFADE : Anlatım, anlatma, anlatış, bir konu hakkında açıklattırma.
- İFRAZ : Arazinin parçalanması, bölünmesi, parselleri ayırma, araziyi imar açısından büyük parçalara bölme
- İHALE : Artırma ( veya eksiltme ) biçimiyle yapılan sözleşmelerde en çok arttıran veya eksiltenin önerisini ( icabını ) kabul niteliğinde olmak üzere artırmaya veya eksiltmeye çıkaranın idare beyanı, açık artırma, en uygun fiyatı bulmak için uygulanan sözleşme yöntemi, en uygun fiyatı teklif edene işi ( malı ) verme
- İHBAR : Haber verme, bildirme, bildirim.
- İHDAS : Kurma, doğma, ortaya koyma.
- İHRAÇ : Çıkarma, dışarıya mal satma, piyasaya ticari senet çıkarma, dernek, koop. ve buna benzer kurum üyeliğine son verme
- İHRACAAT : Ülke içinde üretilen veya çıkartıln bir malın ülke dışına gönderilmesi, dışsatım.
- İHTAR : Hatırlatma, uyarma, uyarım.
- İHTİRA HAKKI : Bulunan ( keşfedilen ) şey üzerinde, bulucunun hukuken korunmaya layık hakkı.
- İHTİYATİ HACİZ : Alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmemesini garanti altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına , alacak ve haklarına önceden ( ödeme emri kesinleşip icrai haciz safhasına gelnmeden geçici olarak el konulmasıdır.
- İHTİYATİ TEDBİR : Koruyucu önlem, geçici koruma önlemi, davacının davasını kazanması durumunda, dava konusu şeye kavuşabilmesi için, davadan önce veya dava sırasında o şeyi garanti altına almaya yarayan önlem.
- İKRAR : Tanıma, kabullenme; bir tarafın ileri sürdüğü bir vakıanın ( olayın ) doğruluğunu beyan etmek, yargılama hukukunda deliller.
- İKRAZ : Borç verme, ödünç verme.


