Avrupa Birliğinde Birliğe bağlı devletler açısından çeşitli konularda müşterek hukuk kuralları belirlenmiş ve uygulamaya aktarılmış ise de, noterlerin statüsü, noterliğin organizasyonu ve noterlerin görevlerini yaparken uygulanacak mevzuat bakımından henüz ortak kurallar çıkarılmış değildir. Bu nedenle noterlikle ilgili olarak Birlik üyesi ülkelerin milli hukukları uygulanmaktadır.
Noterlik mesleği bağlamında Avrupa Birliği Hukuki Belgesinin özel meslek gruplarına ilişkin bir düzenlemenin varlığının oluşturulup oluşturulmayacağı, özellikle serbest bir meslek olarak görülen noterlik mesleği açısından bir açıklık yoktur. Ancak, Birlik Antlaşmasında yerleşim serbestisi ile hizmetlerin serbest dolaşımına ilişkin hükümlerin noterlik mesleğinin ifası bakımından uygulanıp uygulanmayacağı konusunda belirsizliğin bulunduğu bir gerçektir. Şimdi bu husus incelenecektir:
1) Yerleşim Serbestisi Açısından
Yerleşme serbestisi, Avrupa Birliği Antlaşmasının 43-48 maddelerine göre işletmeyle ilgili veya mesleki bir faaliyetin devamlı olarak üye devlet vatandaşı veya şirketi tarafından milli devlet dışında diğer bir üye devlette yerleşilerek yapılması halinde gerçekleşir. Bir başka deyişle, yerleşim serbestisi, sınırsız bir süre için bir başka üye devlette sabit bir yerleşme ile gerçek bir ekonomik faaliyette bulunmayı kapsar. Yalnız, yerleşmenin mutlaka bir meslek icrasına yönelmesi şarttır. Serbest meslekler ile hizmetler geniş anlamda yerleşim serbestisinden yararlanacak faaliyetler kapsamı içindedir. Yerleşme serbestisi bir üye devlet gerçek veya tüzel kişisi için diğer üye devlet ülkesine girme ve orada eşit şartlarda kalmayı gerekli kılar. Ancak, yerleşme serbestisi çerçevesinde Birlik üyelerince kabul edilen bir gelişme bir üye devlette yerleşmenin diğer bir üye devlette yerleşmeyi engellemez. Birlik bünyesinde yerleşme serbestinin istisnalarına da yer verildiği görülmektedir. Bu bağlamda, kamu otoritesinin kullanılması, kamu düzeni, kamu güvenliği ile kamu sağlığı açısından engellemelerle karşılaşılmaktadır. Nitekim, devamlı olarak veya zaman zaman kamu otoritesi kullanılarak yapılan işler serbest dolaşımın kapsamı dışında tutulmuştur (ABA.m.55). Burada daha ziyade egemenlik hakkına dayanılarak kamu otoritesinin kullanıldığı hallerde kısıtlama konusudur. Özellikle avukatlık mesleğinin icrası, Birlikte, bu anlamda tereddütlerin doğmasına neden olmuştur. Mahkeme dışı faaliyet olan danışmanlık sorun yaratmazken, mahkemede avukatlık yarı resmi bir görev kabul edilmiştir. Buna karşılık, bir avukatın hukuki yardımları ve mahkemede müvekkili temsilinin ise, bu temsil zorunlu bile olsa, kamu otoritesini kullanma kavramına girmeyeceği kabul edilmiştir.
Yerleşim serbestisi bağlamında bütün meslek grupları olduğu gibi kısıtlama kapsamına alınmamış, yalnızca bazı faaliyetler kamu gücünü kullanma anlamında kabul edilmiştir. Avukatlık ve hukuk danışmanlığında bazı şartlara bağlı olarak bu serbesti sağlanmışsa da noterlik mesleğinin icrası kamu gücünün kullanılması kapsamında kalmaktadır. Bu durum karşısında Avrupa Birliğinde üye devletlerden birinin vatandaşı konumunda bulunan ve noterlik mesleğini ifa eden kişi (noter), diğer bir üye devlette noterlik mesleğinin icrası açısından kısıtlamayla karşı karşıyadır. Bu da noterlik mesleğinin niteliğinin bir kamu hizmeti olması ve sonuçta kamu gücünün kullanılmasını gerektirmesinin zorunlu bir sonucudur.
Yazının devamı » 1 2

