e devlet Kamu, Hukuk ve e NoterlikTarihsel düzlemde sanayi toplumundan sonraki aşama, bilgi toplumu ve küreselleşme sürecidir[1]. Bu seyir teknoloji kullanımını da beraberinde getirmiştir. İnsanlığın, teknoloji alanında gerçekleşen en büyük buluşlardan biri olarak nitelendirilen internet ile tanışmasından sonra, bu buluşun toplumsal hayata yansıması, olağanüstü bir hızla gerçekleşmiştir[2]. Ancak internetin iktisadi hayata getirdikleri, çok daha hızlı ve katlamalı olarak ortaya çıkmaktadır.[3] Özellikle e-ticaret[4] olarak adlandırılan alan, yaygınlaşan internet ağları sayesinde bütün dünyayı sarmaktadır. Böylelikle klasik yöntemlerle binlerlerce dolar harcamayı gerektirecek reklam, sube açma gibi yeni bir pazara girme işlemleri internet aracılığıyla çok azalmakta ya da tamamen ortadan kalkmaktadır. Zira; günümüzde internet sayesinde işletmeler tüm dünyayı kendi pazarı haline getirmiştir. E- ticaretin yaygınlaşması ise ticari hayatta hukuki güvenliğin sağlanması bakımından önemli bir yer tutan noterlik işlemlerinin elektronikleştirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Kimi ülkelerde değişik oranlarada yanıt bulan bu ihtiyaç, ülkemiz bakımından tartışılmakta olan bir alan olarak varlığını sürdürmektedir.

Teknoloji, daha özelde internet kullanımı bakımından ülkemiz açısından hızlı sayılabilecek bir gelişim görülmekle[5] beraber, gelişmekte olan bir ülke olmanın getirtiği sosyolojik özellikler, araştırma ve geliştirmeye ayırılan gayri safi milli hasılanın nisbi olarak az oluşu gibi faktörler, teknoloji kullanımında çekingen olarak nitelendirilebilecek yaklaşımlara neden olmaktadır. Bu anlamda örgütsel yapının teknolojiye uyum sağlaması, bu yönde geliştirilmesi ve değişimin benimsetilmesi gerekir. Bu değişim ise açık, ussal ve doğal sistemler şeklinde üçlü bir tasnife tabi tutulan örgütsel sistemlerin herbirinde farklı tarzlarda gerçekleşir.

Değişimin benimsenmesi bakımından kamu yönetimi etkili bir araç sayılabilir, ancak sistem yaklaşımı bakımından sosyo-ekonomik düzey de kamu yönetimini etkileyeceğinden “bilgi bakanlığı” gibi bir oluşum, örgütsel yapıda gerekli benimseme gerçekleşmeksizin tek başına yeterli olmayacaktır.

En çok sayıda “yararlanana/ilgiliye” sahip kurumların başında gelen kamu yönetiminin öncelikli görevi yurttaşına hizmette iyiyi, kaliteyi ve hızı sunabilmektir. Bilgi teknolojilerinin bir aracı olan akıllı kimlik kartı kullanarak internet üzerinen doldurulan ve dijital imza iliştirilebilen formlar, yine bu kartlar aracılığıyla kamu yönetimiyle ilgili işlemlerin tek bir ortamda toplanması olasılığı, üst başlıkta e-devlete geçiş, beklenilen nitelikte bir hizmetin sunulabilmesi açısından önemli bir adımdır. Demokratik-siyasal biçimlendirmede ve tanımlamada kamu yönetimiyle etkisi bakımından en güçlü gruplardan birisi olarak gözüken noterlik e-devlete geçişte yapıtaşlarından biri olabilir. E-devlet çalışmaları da e-noterliğe ortam hazırlayacağı için, bu etkileşimin çift yönlü olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

Elektronik iletişim ortamı ve bunun noterlik alanına yansıması olan e-noterlikte başdöndürücü bir hızla ortaya çıkan gelişmeler, hukuk açısından da takibi zor ve fakat kaçınılmaz bir alanı da beraberinde getirmiştir. Öte yandan, bazen işin niteliğinden, bazen de mevzuattan kaynaklanan nedenlerle elektronik noterlik hizmetinin tüm noterlik işlemleri bakımından söz konusu olamayacağı da bir gerçektir. Bu çerçevede dört tür e-noterlik hizmeti karşımıza çıkmaktadır: Elektronik tarih damgası vurma, elektronik olarak düzenleme şeklinde belge hazırlama, hazır olarak kendisine gönderilen dokumandaki elektronik imza ve tarihi onaylama, elektronik dokümanların saklanması, bunların varlığının ve içeriğinin istendiğinde elektronik olarak belgelendirilmesi.

Elektronik olarak verilebilecek noterlik hizmetlerinin tespiti bakımından, notere duyulan ihtiyaçların başında hukuksal güvenliğin sağlanması olgusunun geldiği gözönünde tutulursa, taşınmazlar üzerindeki ayni haklar bakımından değişiklik yaratan işlemler, vasiyetname düzenlenmesi gibi kamu yararının ön planda telakki edildiği alanların değil de özel yararın ağırlıkta olduğu, özellikle ticari ilişkiler gibi alanların tercih edilmesi, elektronikleşme konusuna kuşkuyla yaklaşan görüşlere de bir cevap niteliği taşıyacaktır. Söz konusu görüşlere, kapsamı genişletilmiş bir sorumluluk hukuku ve mesleki sorumluluk sigortası kadar ticari hayatta yaygınlaşan elektronikleşmenin ortaya koyduğu sosyal muvafakat de cevap oluşturacaktır.

Yazının devamı » 1 2 3 4 5 6 7



3 yorum

  1. Orhan Turan diyor ki:

    Değerli meslektaşım,
    Web sitenizi her geçen gün daha güzel ve içerikli hale getirmenizden dolayı sizi kutlarım.Çalışmalarınızda başarılar dilerim.Yukarıda koymuş olduğunuz yazıda beni referans olarak göstermenize teşekkür ederim.Yalnız bu yazının asıl yazarları Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyesi olan Doç.Dr.Kemal Öktem, Doç.Çağlar Özel ve Öğretim üyesi Gökçiçek Tartarlı olup gerek Noterlik dergimizde yayınlanmış olması ve telif haklarına saygı gereği olarak onlarında adlarının yazılması doğru olacaktır.İlginize teşekkür ederim.

    • Editör diyor ki:

      İlginiz ve uyarılarınız için ben de teşekkür ederim.
      1. Kaynak bilgisinde gerekli düzenleme yapılmıştır.
      2. Noterlik mesleğine, araştırmalarınız ve yazılarınızla yapmış olduğunuz katkılarınız takdire değerdir.
      3. Benim için değerli yorumlarınızdan da öte, bu mesleki blogda yazar olarak destek vermeniz, blog editörü olarak beni memnun edecektir. Umuyorum ki değerli birikimlerinizi paylaşırsınız. (Bu konuda iletişim bölümünden bana ulaşabilirsiniz)

      Saygılar…

  2. Orhan Turan diyor ki:

    Değerli meslektaşlarım,
    2004 yılında düzenlenen bir sempozyumda sunduğum ‘ e-Türkiyenin vazgeçilmez kurumu-e-noterlik’konulu tebliğimi merak edenler aşağıdaki web sitesinden okuyabilirler.O tarihlerde tepki aldığım bu yazımı sanırım artık okumanın,anlamanın ve uygulamasına başlamanın zamanı geldi diye düşünüyorum.Selam ve sevgilerimle.
    Orhan Turan
    Ankara 56.Noteri

    http://www.turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=9354


Yorum Yaz

YORUM YAZMADAN ÖNCE
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter. Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir. "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür. "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir. "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. * "v" yerine "w" yazılmaz...
... Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.
Yorumlarınızın anlaşılmasını istiyorsanız, lütfen dilimize özen gösterin.