I-Kamu Yönetimi – Noterlik İlişkisi ve Bu çerçevede Teknolojik Gelişmeler

Noterlik, kamu yönetimiyle ilişkilerindeki etkisi bakımından, “sivil toplumda en güçlü gruplardan birisi” olarak görülmektedir. Bu etkileşim, ‘yönetsel yeteneklerin basit bir analizi’nden öte, kamu kurumları çeşitliliğinde demokratik siyasal biçimlendirme ve tanımlamada önemli yer tutabilir. ‘Yönetsel çoğulculuk’ anlamında ise, ‘bütçe tahsisinin korunması’ ve ayrıca ‘idari birim olarak örneğin Adalet Bakanlığı ile özel bir grup olarak noterlerin çıkarlarının paylaşımına varan ilişkiler yumağına da değinilmektedir. [6] Noterlik mesleği uzun yıllardan beri süregelen tarihsel yapısını, günümüz koşullarına taşıyabilmiştir. Bununla beraber, noter denilince akla gelen daktilo ve mühür basma sesleri, artık bilgisayarda hazır formlardaki boşlukların doldurulmasındaki klavye seslerine dönüşmektedir.

E-noterlik, yalnızca kendi hizmet sınırları için değil; toplumsal ve kamusal etik alanında gelişimi de hızlandıran bir gelecek vaad edebilir. Bilginin ve teknolojinin gelişimi ve kabulü toplumlar arasında farklılık göstermektedir. Türkiye açısından, araştırma ve geliştirmeye (Ar-Ge) yatırımın binde biri kadar ayrılan gayrisafi milli hasılanın gelişmiş ülkelere görece az oluşu, bilgi ve teknoloji ithal eder görünüm arz ediş, gelişmişlik düzeyine çıkabilme sancılarının sosyo-ekonomik ve siyasal sistemlere yansıması gibi güncel tartışmalar, yeniliklerin yarar sunsa da “şüpheyle” karşılanmasına neden olabilir. Bu doğrultuda bir örnek olarak; Japonya’da yılda 400 bin, Türkiye’de ise %90 yabancı şirketlerin başvurusuyla yalnızca 3-4 bin “patent” başvurusu olduğu belirtilmektedir. [7]

Bilgi teknolojilerinin kullanımı [8], insan unsurunun tepkisine bağlı olabilmektedir. Katılımcı ya da baskıcı teknikler izlense de, örgütsel teknoloji değişimi ve verimlilik görülmeyebilir. [9] Bu bağlamda “gerekli değişimlerin” ne derece gerekli olup olmadığı da tartışılabilmektedir. Örgütsel performansı geliştirmede değişim teknikleri değerlendirilmektedir.

Örgütsel yapının teknolojiyle uyum sağlaması, örgütsel davranışın uyumlu dönüşümü, “örgütün geliştirilmesi” gerekmektedir. Ancak, değişimi benimsetme davranışı farklı stratejilerle kazandırılmaya çalışılmaktadır. [10]
Örgütsel sistemler, “açık, ussal (rasyonel, akılcı) ve doğal” olarak incelenmektedir. [11] Açık sistem, daha genel (makro) ve daha alt-sistemlerden (mikro düzeye doğru) karşılıklı etkileşimi ifade etmektedir. Ussal sistem, somut, nesnel veriler ve gerçeklerin ortaya konulduğu, öncelikle benimsenip uygulandığı işleyişe işaret etmektedir.

Yazının devamı » 1 2 3 4 5 6 7


3 yorum

  1. Orhan Turan diyor ki:

    Değerli meslektaşım,
    Web sitenizi her geçen gün daha güzel ve içerikli hale getirmenizden dolayı sizi kutlarım.Çalışmalarınızda başarılar dilerim.Yukarıda koymuş olduğunuz yazıda beni referans olarak göstermenize teşekkür ederim.Yalnız bu yazının asıl yazarları Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyesi olan Doç.Dr.Kemal Öktem, Doç.Çağlar Özel ve Öğretim üyesi Gökçiçek Tartarlı olup gerek Noterlik dergimizde yayınlanmış olması ve telif haklarına saygı gereği olarak onlarında adlarının yazılması doğru olacaktır.İlginize teşekkür ederim.

    • Editör diyor ki:

      İlginiz ve uyarılarınız için ben de teşekkür ederim.
      1. Kaynak bilgisinde gerekli düzenleme yapılmıştır.
      2. Noterlik mesleğine, araştırmalarınız ve yazılarınızla yapmış olduğunuz katkılarınız takdire değerdir.
      3. Benim için değerli yorumlarınızdan da öte, bu mesleki blogda yazar olarak destek vermeniz, blog editörü olarak beni memnun edecektir. Umuyorum ki değerli birikimlerinizi paylaşırsınız. (Bu konuda iletişim bölümünden bana ulaşabilirsiniz)

      Saygılar…

  2. Orhan Turan diyor ki:

    Değerli meslektaşlarım,
    2004 yılında düzenlenen bir sempozyumda sunduğum ‘ e-Türkiyenin vazgeçilmez kurumu-e-noterlik’konulu tebliğimi merak edenler aşağıdaki web sitesinden okuyabilirler.O tarihlerde tepki aldığım bu yazımı sanırım artık okumanın,anlamanın ve uygulamasına başlamanın zamanı geldi diye düşünüyorum.Selam ve sevgilerimle.
    Orhan Turan
    Ankara 56.Noteri

    http://www.turk.internet.com/haber/yazigoster.php3?yaziid=9354


Yorum Yaz

YORUM YAZMADAN ÖNCE
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter. Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir. "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür. "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir. "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. * "v" yerine "w" yazılmaz...
... Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.
Yorumlarınızın anlaşılmasını istiyorsanız, lütfen dilimize özen gösterin.