roma hukukunda noterlik Roma Hukukunda NoterlikBugünkü anlam ve işleviyle olmasa dahi, modern hukuk sistemlerindeki müessesesinin temelini oluşturan “kişiler arasındaki özel hukuk işlemlerine resmiyet verilmesi” ne ilk olarak roma Hukukunda ve bölge olarak da kuzey İtalya’da rastlamaktayız. Bu müessese, özellikle ilk dönemlerde birbirinden bağımsız iki ayrı kökten doğmuştur. Bir taraftan, hem hızlı hem de güzel yazı yazanlar arasından seçilen kimseler ( genellikle köleler), ki bunlar daha sonraki gelenek çerçevesinde “tabellio” olarak adlandırılırlar, kamusal yazılar yanında özel kişiler arasındaki hukuki işlemleri de belgelendirmişler ve sözleşmeleri tanzim etmişlerdir. Bu kimselerin bugünkü anlamına yakın olarak, serbest meslek erbabı olduğu söylenebilir. Müessesenin diğer kökü ise, özellikle kilise kalemleri ile şehir idareleri (belediyeler) nezdinde görev yapan “resmi katiplere” dayanmaktadır. Bu resmi katiplerle nezdinde görev yaptıkları kurumlar arasında bağımlı bir hizmet ilişkisi bulunmaktaydı. Bu kimseler aynı zamanda kişiler arasındaki özel belgelerin kaydı ile özel hukuk işlemlerinin yazıya dökülmesi görevini de yürütmüşlerdir.

Söz konusu bu iki kökün bir sentezi sonucu modern anlamda noterlik müessesesi Roma Hukukunda ortaya çıkmıştır. Justinian döneminde Tabellionların görev ve organizasyon olarak hukuki bir düzenlemeye kavuşmasından sonra 11. yüzyıl sonlarından itibaren ilk noter okulları da kurulmuştur. Özellikle İmparator Friedrich Barbarossa (1152-1190) ve Papa III.Alexander (1159-11981) danemlerinde resmi noterlik Roma Hukukunun etkisi altında kalan hukuk sistemleri içinde de yaygınlaşmaya başlamıştır. İlk olarak Papa III.Alexander tarafından Bologna Üniversitesinde noterlik dersleri verilmesinden sonra bu alan diğer üniversitelerde de bir bilim dalı olarak kabul edilmeye başlamıştır. Papa III. Alexander, noter işlemlerinin, tanıkların ölümünden sonra dahi ispat gücüne sahip olduklarını bir deklerasyon ile bildirmiştir. İmparator tarafından noter atanmasına ise ilk olarak 1186 ve 1191 yıllarında rastlanmaktadır.



Yorum Yaz

YORUM YAZMADAN ÖNCE
Türkçe yazanlar için hatırlatmalar;

* Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter. Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
* "gelcem, gitcem, gidiyom" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum" denir. "Herkez" denmez "herkes" denir.
* "Yaaaa" çok laubali bir sözdür. "bU şEkiLDE" yazmak sadece okuyanı yorar.
* "Yanlız" değil "Yalnız" denir. "ğ" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
* "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
* "Geldimi?" yazılmaz "Geldi mi?" yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" değil, "Tamam mı?" denir.
* "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel isimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
* "ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa birleşik yazılır. * "v" yerine "w" yazılmaz...
... Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesiyle değil.
Yorumlarınızın anlaşılmasını istiyorsanız, lütfen dilimize özen gösterin.