CUMHURİYET DÖNEMİ
Cumhuriyetin ilanından sonra Türk Hukuku Sisteminde devrim niteliği taşıyan kanunların kabul edilmesiyle birlikte Katibi Adil Kanunu Muvakkatinin yeni mevzuat karşısında uygulanabilmesi zorlaşmış ve bir çok karışıklığa sebep olmuştur. 29.4.1926 tarihinde adı Noterlik Kanunu olarak değiştirilen bu Kanunun modernleşen hukuk sistemimizle uyumlaştırılması için çalışmalar başlatılmış ve bunun sonucunda İsviçre’nin Lozan ve Neuchatel Kantonları ile Avusturya Noterlik Kanunları göz önünde tutularak ve İstanbul noterlerince hazırlanan layihadan da yararlanılarak 3456 sayılı Noterlik Kanunu kabul edilmiş ve bu Kanun 1.9.1938 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
3456 sayılı Noterlik kanunu da zaman içinde artan ve değişen ihtiyaçları karşılamaktan aciz kalmış, bu arada 1942, 1945, 1948, 1952 ve 1959 yıllarında değişikliklere uğramıştır. Bu kanunun da ihtiyaçlara cevap verememesi üzerine halen yürürlükte bulunan 1512 sayılı Noterlik Kanunu hazırlanarak kabul edilmiş ve 5.5.1972 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu Kanunun getirdiği önemli yenilikleri ana başlıklar halinde şöylece sıralamak mümkündür.
Noterlerin yetki ve sorumlulukları bakımından daha açık hükümler getirilmiştir.
Noterler hakkında cezai kovuşturma hususunda teminat tanınmıştır.
Staj müessesesi kabul edilmiştir.
Noterlerin ve noterliklerin sınıflandırılması esasi getirilmiştir.
Terfi esası getirilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği ve bunun organları olan noter Odaları ve Disiplin Kurulu teşkil edilmiştir.
Topluluk Sigortası ile Sosyal Sigortalar Kurumuna kaydolunarak noterlerin sigortalı olmaları sağlanmıştır.
Uluslararası meslek kuruluşlarına üye olma ve bunlarla ilişki kurma imkanı sağlanmıştır.
Türkiye’nin Avrupa Birliğine giriş müzakereleri öncesinde, günümüzde Avrupa Birliği Hukukunda noterlik kurumu ile Türk noterlik kurumunun uyumlaştırılması konusunda bir takım çalışmaların oluşturulduğuna da değinmek gerekir.
